0.530 825 08 84 | 0.530 370 30 25
Tenisin tarihi, çoğunlukla karanlıklara gömülmüşse de, neredeyse bütün tarihçiler tenisin ilk olarak Le Jeu du Paume adlı oyun olduğunda birleşirler. 13. yy.da Fransa’da oynanan bu “avuç oyunu” sadece aristokrat­ların tekelindeydi.

Özel bir kapalı kortta, önceleri topa elle vurularak oynanan bu oyuna, çok geçmeden raketler de eklenmişti. Onyedinci yüzyıla gelindiğinde Paris’te asillerin vazgeçilmez oyunu haline gelmişti Le Jeu du Paume ve hatta halka kadar inmişti. Ama beraberinde kumarı getirince halkın karşısında oynan­ması yasaklandı ve birkez daha sarayın kapalı kapıları arkasında gelişti. Saray tenisi diye bilinen oyun, atası Le Jeu du Paume gibi özel bir kortta oynanıyordu ve inanılmaz derecede karmaşık kurallara sahipti. Fransız Sarayı ile yakın ilişkilere sahip İngiliz asilleri de çok geçmeden bu oyunun büyüsüne kapıldı. Onüçüncü yüzyıldan başlayarak şıklığın, modanın öncüleri kabul edilen Fransızları, bu kez de gözü kapalı izledi İngiliz Sarayı. II. Edvvard, 14. yüzyılda VVindsor Sarayı’nın içine bir kort yaptırmıştı. 1414 yılında Fransa Krah’nın V. Henry’ye tenis topları gönder­diği biliniyor. Ünlü ozan, Shakespeare bile “V. Henry” isimli oyununda bu tarihi armağan anlatır.

Fransız Devriminden sonra aristokrasi gibi Le Jeu du Paume da ortadan kaldırılmış ancak İngiltere’de, Fransa’dan gelen “paume” uzmanlarının yardımıyla varlığını sürdürmüştü. İngiltere’de bu dönemde yine raket ve topla oynanan iki oyun daha bulunuyordu: “Badmington” ve squash’ın atası olan “Rackets”. Yine aynı dönemde, “Croquet” ve beyzbol benzeri “Cricket” oyunları da oldukça popülerdiler.

1860 yılında Çin’den ülkesine dönen Binbaşı Wingfield, çok çalışmadan para kazanmak telaşına düşünce, tenisin tarihinde yeni bir sayfa açılmış oldu. Bütün İngiliz oyunlarından aldığı kuralları, Yunanca oyun anlamına gelen “Sphairistike” adını verdiği oyunundan birleştiren VVingfield, 1874 yılında bu oyunun patentini de almayı başarmıştı. Croquet ve cricket’ten oyuna zerafeti taşıyan yemyeşil bakımlı sahaları, racket’ten skor sistemini, badmington ve saray tenisinden de uzun saplı raketleri ve ağı alan VVingfield, top için orta yolu seçmişti: ne badmington topu kadar hafif ve uçucu ne de racket topları kadar sertti yeni oyunun topu. Patenti aldıktan sonra, oyununu tanıtmak, sevdirmek ve “Sphairistike” oyununun araç gerecini pazarlayabilmek için kolları sıvadı Binbaşı VVingfield. Ancak, diğer oyunlarla benzerliğini hemen keşfeden sporseverler, bu pahalı malzemelere avuç dolusu para ödemek yerine, ağ-raket-top ile oynayabile­cekleri oyunları kendileri yaratmaya ve kendi kurallarını koymaya başladılar. Bunun sonucunda, “Sphairistike” oyununun birçok türü ortaya çıktı. Giderek daha çok tutulmaya başlayan tenis, İngiltere’nin geleneksel sporu cricket’i gölgede bırakmaya başlayınca olanlar oldu. Tenisçiler, cricket alanlarının tenis için ideal çim kortlar oluşturduğunu farketmişler, üstelik cricket’çilerin beyaz giysilerini de taklit etmeye başlamışlardı. Yeni oyunun bu önlenemez yükselişi, tutucuları harekete geçirdi. Önce tenisin popülerliğini durdurmak için savaş verdilerse de sonra değiştirilmiş kural­ları ile onu benimsemeye, hatta kulüplerinde tenis için bir kort ayırmaya karar verdiler. VVingfield’in kum saati şeklindeki hiç de pratik olmayan kort biçimi dikdörtgene çevrildi, skor sistemi de değiştirildi.

Ali England Croquet Club, ilk “Wimbledon”u 1877 yılında düzenlendi; o günden beri de dünyanın en prestijli müsabakası olarak kabul edilir. Le Jeu du Paume, işte o günden sonra oyun olmaktan çıkar dünyanın en popüler ve en prestijli sporlarından biri haline dönüşür.